İnce bağırsak ameliyatı sindirim sisteminin bu hayati bölümünde meydana gelen ve başka yöntemlerle çözülemeyen sorunlar için uygulanan cerrahi bir tedavidir. Bu operasyon bağırsağın hastalıklı, hasar görmüş veya işlevini kaybetmiş kısmının çıkarılması (rezeksiyon) ve sonrasında kalan sağlıklı uçların tekrar birbirine bağlanması prensibine dayanır. Crohn hastalığı, bağırsak tıkanıklığı, tümörler veya ciddi yaralanmalar gibi durumlarda uygulanan bu müdahale, sindirim yolunun bütünlüğünü yeniden sağlayarak organ fonksiyonunu korumayı amaçlar. Modern cerrahi, hastanın yaşam kalitesini artırmak için maksimum düzeyde sağlıklı bağırsak dokusunu muhafaza etmeye odaklanır.

Prof. Dr. Ebru Ayvazoğlu Soy

Eğitim;

Lise: TED Ankara Koleji – Mezuniyet: 1998
Tıp Fakültesi: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi – Mezuniyet: 2005
Uzmanlık: Genel Cerrahi Uzmanlık Eğitimi – Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı – 2012

Uzmanlık Sonrası Süreç;

2012–2014: Devlet yükümlülüğü – Muş Devlet Hastanesi
Ocak 2014 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD – Uzman doktor, ardından akademisyen olarak görev yaptı
Mart 2016 – Ekim 2017: Başkent Üniversitesi İstanbul Uygulama Hastanesi – Karaciğer Nakli Sorumlu Yardımcısı
Haziran 2020 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi – Uluslararası Hasta Departmanı Direktörü

Özgeçmişi İncele İletişime Geç

İnce Bağırsak Ameliyatı Nedir?

Sindirim sistemimiz, yiyeceklerin vücudumuza girdiği andan itibaren atık olarak atılana kadar geçtiği uzun bir yolculuktur. İnce bağırsaklar, bu yolculuğun en kritik duraklarından biridir. Mideden sonra başlayan ve yaklaşık 6-7 metreye varan uzunluğuyla, besinlerin parçalandığı ve emilerek kana karıştığı yerdir. Bu uzunluk, aslında cerrahi müdahaleler için bize bir avantaj sağlar; çünkü bir kısmı çıkarıldığında bile genellikle kalan kısım, vücudun ihtiyaçlarını karşılamaya devam edebilir.

İnce bağırsak ameliyatını zihninizde daha iyi canlandırmak için basit bir örnek düşünelim. Bahçenizdeki uzun bir hortumun bir yerinde tamir edilemeyecek bir delik veya çatlak olduğunu varsayın. Yapacağınız en mantıklı şey, o sorunlu bölümü kesip çıkarmak ve kalan sağlam iki ucu, su sızdırmayacak şekilde özel bir bağlantı parçasıyla birleştirmektir. İşte ince bağırsak ameliyatı da bu mantıkla yapılır. Hastalıklı bağırsak bölümü çıkarılır ve geride kalan sağlıklı uçlar, “anastomoz” adını verdiğimiz bir işlemle tekrar birbirine bağlanır. Bu bağlantı, dikişlerle (el dikişi) veya “stapler” adı verilen özel cerrahi zımbalarla yapılabilir.

Bu birleştirme işleminin başarılı olması, yani dikişlerin sorunsuz bir şekilde iyileşmesi üç temel şarta bağlıdır. Bunlar cerrahinin altın kuralları gibidir. Birincisi, birleştirilen bağırsak uçlarının kan dolaşımının kusursuz olmasıdır. Canlılığını ve kanlanmasını yitirmiş bir doku asla iyileşemez. İkincisi, yapılan bağlantının kesinlikle gergin olmamasıdır. Gergin bir dikiş hattı, vücut hareketleriyle veya bağırsağın kendi hareketleriyle zorlanır ve açılma riski taşır. Üçüncüsü ise, bağlantının ilerisindeki bağırsak yolunun tamamen açık olmasıdır. Eğer ileride bir tıkanıklık varsa, birleşme noktasında basınç birikir ve bu da dikişlerin güvenliğini tehlikeye atar.

Cerrahideki en önemli kararlardan biri, ne kadar bağırsak çıkarılacağına karar vermektir. Bu karar, tamamen altta yatan hastalığa bağlıdır. Örneğin bir kanser vakasında amaç tümörün geride hiç hücre bırakmayacak şekilde etrafındaki sağlam doku ve lenf bezleriyle birlikte geniş bir alanda çıkarılmasıdır. Ancak Crohn gibi iyi huylu fakat yaygın ve tekrarlayıcı hastalıklarda yaklaşım tam tersidir. Burada amaç mümkün olan en az bağırsağı çıkararak hastanın yaşam kalitesini korumaktır. Çünkü gereğinden fazla bağırsak çıkarılması, “Kısa Bağırsak Sendromu” adı verilen ciddi bir emilim bozukluğuna yol açabilir. Bu durum hastanın hayat boyu damardan beslenmesini gerektirebilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle cerrah, her hasta için bu hassas dengeyi kurmak zorundadır.

İnce Bağırsak Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?

İnce bağırsak ameliyatı kararı, çok çeşitli sağlık sorunları nedeniyle alınabilir. Bazen acil bir müdahale gerekirken, bazen de planlı bir operasyon olarak uygulanır. Ameliyat gerektiren başlıca durumlar şunlardır:

Crohn Hastalığı

Crohn hastalığı, sindirim sisteminde kronik bir iltihaplanmadır. Bu hastalıkta cerrahi, hastalığı tamamen iyileştirmek için değil ilaç tedavilerinin yetersiz kaldığı veya ciddi komplikasyonların geliştiği durumları çözmek için kullanılır. Temel ilke, her zaman bağırsak uzunluğunu korumaktır. Crohn hastalığında ameliyat gerektiren başlıca komplikasyonlar şunlardır:

  • İlaç tedavisine yanıt vermeyen bağırsak darlıkları
  • Karın içinde gelişen apseler
  • Organlar arasında oluşan anormal kanallar (fistüller)
  • Bağırsağın delinmesi
  • İlaç tedavisinin başarısız olması veya ciddi yan etkileri

Mekanik Bağırsak Tıkanıklığı

Genel cerrahinin en sık karşılaştığı acil durumlardan biridir. Bağırsak içindeki pasajın fiziksel bir engel nedeniyle durmasıdır. Bu durum şiddetli karın ağrısı, kusma ve şişkinliğe yol açar. Eğer bağırsakların kan dolaşımı da bozulursa (boğulmuş bağırsak), durum hayati tehlike arz eder. Bağırsak tıkanıklığının en yaygın nedenleri vardır:

  • Daha önceki karın ameliyatlarına bağlı yapışıklıklar
  • Boğulmuş kasık, göbek veya ameliyat yeri fıtıkları
  • Bağırsak tümörleri

İnce Bağırsak Tümörleri

Diğer sindirim sistemi kanserlerine göre oldukça nadir görülürler. Ancak tespit edildiklerinde, hastalığın başka bir yere yayılmadığı durumlarda tek kalıcı tedavi yöntemi cerrahidir. Ameliyatla tümörlü bağırsak kısmı ve lenf bezleri temizlenir. Bazen ilerlemiş ve çıkarılamayan bir tümör bağırsağı tıkarsa, hastanın yaşam kalitesini artırmak ve beslenmesini sağlamak için tıkanıklığı bypass eden (köprüleyen) bir ameliyat yapılabilir. İnce bağırsakta görülebilen bazı tümör tipleri bulunur:

  • Adenokarsinom (en sık görülen tip)
  • Nöroendokrin tümörler (Karsinoid tümörler)
  • Gastrointestinal stromal tümör (GIST)
  • Lenfoma

Mezenterik İskemi (Bağırsak Damar Tıkanıklığı)

Bu durum bağırsakları besleyen atardamarların bir pıhtı ile aniden tıkanması sonucu ortaya çıkar. Kalp krizi veya felç gibi, bu da bir “bağırsak krizi”dir. Kan akımı kesilen bağırsak dokusu hızla ölmeye (nekroz) başlar. Klasik belirtisi, muayene bulgularıyla açıklanamayan, ani başlayan ve çok şiddetli karın ağrısıdır. Tanı konulduğu anda acil ameliyat gerektiren, ölüm oranı yüksek bir durumdur.

Travma ve Delinmeler

Trafik kazaları, yüksekten düşme, delici-kesici alet yaralanmaları veya ateşli silah yaralanmaları gibi durumlar ince bağırsakta hasara yol açabilir. Küçük yaralanmalar bazen sadece dikilerek onarılabilirken, büyük veya kanlanması bozulmuş hasarlarda o bölümün çıkarılması gerekir.

Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili Randevu Almak İçin
Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili
Randevu Almak İçin
Butona tıklayarak WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İnce Bağırsak Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Her büyük ameliyatta olduğu gibi, ince bağırsak cerrahisinin de potansiyel riskleri vardır. Modern cerrahi ve anestezi teknikleri, bu riskleri en aza indirmiş olsa da her olasılığın bilinmesi önemlidir. En sık karşılaşılan veya en ciddi potansiyel riskler bulunmaktadır.

  • Anastomoz kaçağı (dikiş sızdırması): Birleştirilen bağırsak uçlarının iyileşmemesi ve bağırsak içeriğinin karın boşluğuna sızmasıdır. En çok korkulan komplikasyondur ve genellikle yeniden ameliyat gerektirir.
  • Cerrahi alan enfeksiyonu: Ameliyat kesisinin yapıldığı ciltte veya daha derin dokularda enfeksiyon gelişmesidir.
  • Postoperatif ileus (bağırsak tembelliği): Ameliyat sonrası bağırsak hareketlerinin geçici olarak durmasıdır. Genellikle birkaç günde düzelir ama bazen uzayabilir.
  • Karın içi yapışıklıklar: Vücudun iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır ancak ileriki yıllarda yeni bağırsak tıkanıklıklarına neden olabilirler.
  • Kısa bağırsak sendromu: Çok fazla bağırsak çıkarılması gerektiğinde ortaya çıkan ciddi bir emilim bozukluğudur.

İnce Bağırsak Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Ameliyat süreci, sadece ameliyathanede geçen zamandan ibaret değildir. Başarılı bir sonuç için ameliyat öncesi hazırlık, doğru cerrahi tekniğin seçilmesi ve ameliyat sonrası bakım bir bütün olarak ele alınır.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Acil durumlar dışında, planlı ameliyatlarda hastanın vücudunu bu büyük strese en iyi şekilde hazırlamak için bir dizi işlem yapılır. Bu süreçte kan tahlilleri, görüntüleme yöntemleri (genellikle bilgisayarlı tomografi) ile hastalığın tam yeri ve durumu saptanır. En önemli adımlardan biri beslenme durumunun değerlendirilmesidir. Ciddi kilo kaybı veya beslenme bozukluğu olan hastalarda, ameliyat öncesi 7-14 gün boyunca özel beslenme solüsyonları veya damardan beslenme desteği ile vücudun güçlendirilmesi, ameliyat sonrası dikişlerin iyileşme şansını ve genel başarıyı önemli ölçüde artırır. Bu yaklaşıma “prehabilitasyon”, yani “ameliyat öncesi rehabilitasyon” denir.

Cerrahi Yöntemler

İnce bağırsak ameliyatı günümüzde üç ana yaklaşımla gerçekleştirilebilir:

  • Açık Cerrahi: En geleneksel yöntemdir. Karın duvarına yapılan uzun bir kesi ile karın boşluğuna ulaşılır. Cerrahın doğrudan elleriyle çalışmasına olanak tanıdığı için özellikle çok karmaşık vakalarda, acil durumlarda veya daha önce çok sayıda ameliyat geçirmiş hastalarda tercih edilir.
  • Laparoskopik Cerrahi (Kapalı Yöntem): Karın duvarına açılan birkaç küçük (0.5-1 cm) delikten içeriye bir kamera ve özel cerrahi aletlerin sokulmasıyla yapılır. Cerrah, ameliyatı bir monitörden izleyerek gerçekleştirir. Hastalar için en büyük avantajları; ameliyat sonrası daha az ağrı, daha estetik yara izleri, daha düşük enfeksiyon ve fıtık riski, hastanede daha kısa kalış süresi ve normal hayata daha hızlı dönüştür.
  • Robotik Cerrahi: Laparoskopik cerrahinin en ileri teknolojisidir. Cerrah, hastanın başında değil ameliyathanedeki bir konsola oturarak robotik kolları yönetir. Robotik sistem, 3 boyutlu ve büyütülmüş bir görüntü sağlar. Robotun kolları, insan bileğinin yapamayacağı kadar geniş bir hareket kabiliyetine sahiptir ve cerrahın el titremesini ortadan kaldırır. Bu sayede özellikle dar ve derin alanlarda çalışırken ve hassas dikişler atarken cerraha büyük bir avantaj sunar. Robotik cerrahinin kanıtlanmış en büyük faydalarından biri, kapalı başlayan bir ameliyatın açığa dönme ihtimalini belirgin şekilde düşürmesidir.

İnce Bağırsak Ameliyatı Sonrası Süreç

Geçmişte bağırsak ameliyatı olan hastalar günlerce yataktan kalkamaz, aç ve susuz bekletilirdi. Ancak günümüzde bu anlayış tamamen değişti. ERAS (Enhanced Recovery After Surgery – Ameliyat Sonrası Hızlandırılmış İyileşme) adı verilen modern protokoller sayesinde hastaların iyileşme süreci hem hızlandı hem de çok daha konforlu hale geldi. ERAS, bir dizi kanıta dayalı uygulamanın birleşimidir. Temel hedefleri, vücudun ameliyat stresine verdiği olumsuz yanıtları azaltmak ve organ fonksiyonlarını en kısa sürede normale döndürmektir. ERAS protokolünün en önemli bileşenleri şunlardır:

Etkili ve modern ağrı kontrolü: Ameliyat sonrası ağrı, morfin gibi bağırsakları yavaşlatan ilaçlar yerine, epidural anestezi veya bölgesel sinir blokları gibi yöntemlerle kontrol altına alınır.

Erken beslenmeye başlama: Hastaların beslenmeye başlamak için gaz çıkarmasını beklemek yerine, ameliyattan sonraki ilk gün sıvı gıdalara başlanır ve toleransa göre hızla normal diyete geçilir.

Erken ayağa kalkma ve yürüme: Hastalar, ameliyattan sonraki ilk gün yatak kenarına oturtulur ve yürümeye teşvik edilir. Bu kan pıhtılaşması ve akciğer enfeksiyonu gibi riskleri azaltırken, bağırsakların çalışmaya başlamasını da hızlandırır.

Bizimle İletişime geçin.
Formu doldurarak online randevu talebinde bulunabilirsiniz. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.


    İnce Bağırsak Ameliyatı Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

    Hastaneden taburcu olduktan sonraki dönem, iyileşme sürecinin devam ettiği önemli bir aşamadır. Bu dönemde bazı kurallara uymak, tam bir toparlanma için kritik öneme sahiptir.

    Diyet ve Beslenme

    Ameliyat sonrası ilk 4-6 hafta, bağırsak dikişlerinin (anastomoz) iyileşme dönemidir. Bu süreçte dikiş hattını yormamak için düşük lifli (posasız) bir diyet uygulanması önerilir. Bu dönemde kaçınılması gereken bazı gıdalar vardır:

    • Çiğ sebzeler ve salatalar
    • Kabuklu meyveler (elma, armut gibi)
    • Kuruyemişler ve tohumlar
    • Kuru baklagiller (nohut, fasulye, mercimek)
    • Tam tahıllı ekmek ve bulgur gibi yüksek lifli tahıllar

    Bu sürenin sonunda, doktorunuzun onayıyla normal beslenme düzeninize yavaş yavaş dönebilirsiniz. Bu süreçte bol su içmek çok önemlidir.

    Fiziksel Aktivite ve Günlük Yaşam

    Eve döndükten sonra kendinizi yormadan günlük aktivitelerinizi yapmaya başlayabilirsiniz. Yürüyüş, iyileşme sürecindeki en iyi egzersizdir. Ancak karın duvarındaki kesilerin iyileşmesi ve fıtıklaşmasını önlemek için en az 6-8 hafta boyunca ağır kaldırmaktan, karın kaslarını zorlayan egzersizlerden ve ani hareketlerden kaçınmalısınız.

    “Alarm” Belirtileri

    İyileşme sürecinde her şeyin yolunda gitmediğini düşündüren bazı belirtiler olabilir. Bu “alarm” belirtilerinden herhangi birini yaşarsanız, vakit kaybetmeden doktorunuza veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

    • Şiddetlenen veya geçmeyen karın ağrısı
    • 38°C’yi geçen ateş ve titreme
    • Durdurulamayan bulantı ve kusma
    • Karında giderek artan şişkinlik
    • Birkaç gündür devam eden gaz ve dışkı çıkaramama
    • Ameliyat yarasından kötü kokulu veya iltihaplı akıntı gelmesi

    Uzun Dönem Takip

    Ameliyat sonrası iyileşme tamamlandıktan sonra bile, altta yatan hastalığa göre düzenli doktor kontrolleri gerekebilir. Özellikle Crohn hastalığı veya kanser gibi durumlar nedeniyle ameliyat olduysanız, hastalığın takibi için belirlenen kontrol programına uymanız sağlığınız için hayati önem taşır.

    Mide Fıtığı Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku

    Anal Fistül Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku

    Femoral Fıtık Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku