Epigastrik fıtık ameliyatı göğüs kafesinin altıyla göbek deliği arasında kalan karın duvarındaki zayıflamış veya yırtılmış dokunun cerrahi yöntemlerle onarılmasıdır. Göbeküstü fıtığı olarak da bilinen bu durumun düzeltilmesi için yapılan bu işlem bölgedeki şişkinlik, ağrı ve rahatsızlık hissini gidermeyi amaçlar. Karın duvarındaki bu defektten dışarıya doğru sızan dokular tekrar karın içine yerleştirilir ve zayıf olan bölge güçlendirilir. Bu onarım, karın duvarının doğal yapısını ve gücünü geri kazandırarak hastanın günlük hayatına konforlu bir şekilde dönmesini sağlar ve olası ciddi komplikasyonları önler.

Prof. Dr. Ebru Ayvazoğlu Soy

Eğitim;

Lise: TED Ankara Koleji – Mezuniyet: 1998
Tıp Fakültesi: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi – Mezuniyet: 2005
Uzmanlık: Genel Cerrahi Uzmanlık Eğitimi – Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı – 2012

Uzmanlık Sonrası Süreç;

2012–2014: Devlet yükümlülüğü – Muş Devlet Hastanesi
Ocak 2014 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD – Uzman doktor, ardından akademisyen olarak görev yaptı
Mart 2016 – Ekim 2017: Başkent Üniversitesi İstanbul Uygulama Hastanesi – Karaciğer Nakli Sorumlu Yardımcısı
Haziran 2020 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi – Uluslararası Hasta Departmanı Direktörü

Özgeçmişi İncele İletişime Geç

Epigastrik Fıtık Nedir?

Karın duvarımız, iç organlarımızı koruyan ve bir arada tutan katmanlı, kaslı bir yapıdır. Bu duvarın tam ortasında, “linea alba” adını verdiğimiz, kasların birleştiği sağlam bir bağ dokusu şeridi bulunur. Bu hattı, sağlam bir montun ana fermuarı gibi düşünebiliriz. Epigastrik fıtık, işte bu fermuar hattındaki küçük bir takılma veya zayıflama sonucu oluşur. Başlangıçta bu küçük aralıktan genellikle sadece karın zarı önündeki bir miktar yağ dokusu dışarı sızar. Bu yüzden pek çok kişi bunu ilk başta cilt altında küçük, ağrılı bir beze olarak fark eder. Ancak zamanla bu aralık genişleyebilir ve içinden “omentum” dediğimiz karın içi yağ önlüğü veya daha nadiren bağırsak halkaları gibi daha önemli yapılar çıkabilir.

Peki, bu zayıflık neden ortaya çıkar? Genellikle altta yatan doğuştan bir yatkınlık, hayat boyu karşılaşılan bazı zorlayıcı faktörlerle birleştiğinde fıtık belirgin hale gelir. Karın içindeki basıncı sürekli veya ani olarak artıran her durum bu zayıf noktayı zorlayarak fıtık riskini artırır. Fıtık oluşumunu tetikleyebilecek bazı yaygın durumlar şunlardır:

  • Obezite
  • Hamilelik
  • Ağır yük kaldırma
  • Yoğun ve zorlayıcı egzersizler
  • Kronik ve şiddetli öksürük
  • Sürekli kabızlık ve ıkınma

Bu durumla karşılaştığınızda fark edebileceğiniz belirtiler genellikle oldukça tipiktir. En sık rastlanan epigastrik fıtık belirtileri ise aşağıdaki gibidir:

  • Göğüs kemiği ile göbek arasında, orta hatta bir şişlik
  • Özellikle ayaktayken veya ıkınırken belirginleşen beze
  • Şişlik üzerinde hassasiyet veya ağrı
  • Keskin, batıcı bir sızı hissi
  • Nadiren mide bulantısı

Epigastrik Fıtık Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?

Epigastrik fıtık teşhisi konulduğunda akla gelen ilk soru “Ameliyat olmalı mıyım?” olur. Bu kararı verirken fıtığın sizin hayatınızı nasıl etkilediği ve gelecekte ne gibi riskler taşıdığı göz önünde bulundurulur. Genel olarak üç farklı senaryodan bahsedebiliriz.

Hayat Konforunuzu Bozan Fıtıklar

Bu ameliyat için en geçerli ve en sık karşılaşılan nedendir. Fıtığınız size rahatsızlık vermeye başladıysa, cerrahi onarım en doğru seçenektir. Ağrı, sızlama, günlük işlerinizi yaparken veya spor yaparken hissettiğiniz rahatsızlık, fıtığın artık tedavi edilmesi gerektiğinin bir işaretidir. Bazen ağrı olmasa bile, dışarıdan görünen şişlik kişiyi estetik olarak rahatsız edebilir ve bu da geçerli bir ameliyat nedenidir. Unutmayın fıtıklar kendi kendine iyileşmez ve zamanla büyüme eğilimindedir. Bu nedenle şikayetleriniz varken ameliyatı ertelemek, hem yaşam kalitenizi düşürür hem de ileride daha karmaşık bir durumla karşılaşma riskini artırır.

“Bekle ve Gör” Yaklaşımı Mümkün mü?

Bazen fıtık çok küçüktür, hiçbir şikayete neden olmaz ve tamamen tesadüfen fark edilir. Bu gibi durumlarda, hasta ile doktorun ortak kararıyla bir süre “bekle ve gör” stratejisi izlenebilir. Bu fıtığı tamamen göz ardı etmek anlamına gelmez. Aksine, durumu yakından takip etmek demektir. Ancak bu yaklaşımın geçici bir çözüm olabileceğini bilmek önemlidir. Hastaların önemli bir kısmı, ilerleyen zamanlarda fıtık büyüdükçe veya ağrı yapmaya başlayınca yine de ameliyat kararı alır. Bu süreçte fıtığın büyümediğinden ve herhangi bir tehlike işareti göstermediğinden emin olmak gerekir.

Acil Müdahale Gerektiren Durum: Fıtık Boğulması

Bu epigastrik fıtığın en ciddi ve tehlikeli halidir ve acil cerrahi müdahale gerektirir. “Fıtık boğulması” (strangülasyon), fıtık deliğinden dışarı çıkan dokunun sıkışıp kan akımının kesilmesi demektir. Kan akımı kesilen doku birkaç saat içinde canlılığını yitirir (kangren olur) ve bu durum hayati tehlike yaratır. Bu tehlikeli durumun uyarı işaretlerini bilmek çok önemlidir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız derhal en yakın acil servise başvurmalısınız.

  • Fıtık bölgesinde aniden başlayan ve giderek şiddetlenen ağrı
  • Daha önce elinizle içeri itebildiğiniz şişliğin artık geri gitmemesi
  • Fıtık şişliğinin sertleşmesi ve aşırı hassas hale gelmesi
  • Şişlik üzerinde kırmızılık veya morarma gibi renk değişiklikleri
  • Bulantı ve kusma
  • Gaz ve dışkı çıkaramama

Acil şartlarda yapılan fıtık ameliyatları, planlı ameliyatlara göre her zaman daha risklidir. Enfeksiyon oranı daha yüksek, iyileşme süreci daha uzun ve karmaşıktır. Bu nedenle belirti veren bir fıtığı, işler bu tehlikeli noktaya gelmeden, sakin ve planlı bir şekilde onarmak her zaman en akıllıca ve en güvenli yoldur.

Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili Randevu Almak İçin
Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili
Randevu Almak İçin
Butona tıklayarak WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Epigastrik Fıtık Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Epigastrik fıtık onarımı, günümüz cerrahisinde oldukça sık yapılan ve genellikle çok güvenli bir işlemdir. Başarı oranları yüksektir ve hastalar kısa sürede normal yaşamlarına dönerler. Ancak her cerrahi müdahalede olduğu gibi, bu ameliyatın da potansiyel, ancak genellikle düşük ihtimalli riskleri bulunur. Bu riskleri bilmek, sürece daha bilinçli yaklaşmanıza yardımcı olur.

Her ameliyatta görülebilecek genel riskler arasında anesteziye bağlı reaksiyonlar, yara yerinde kanama (hematom) veya enfeksiyon sayılabilir. Ameliyat öncesi yapılan detaylı değerlendirmeler ve ameliyathane şartlarında alınan sterilizasyon önlemleri bu riskleri en aza indirir. Fıtık ameliyatına özgü olabilecek bazı durumlar ise şunlardır:

  • Seroma: Ameliyat bölgesinde, genellikle yamanın üzerinde vücut sıvısının birikmesidir. Genellikle zararsızdır ve vücut tarafından zamanla emilir.
  • Nüks (Fıtığın tekrarlaması): Onarılan fıtığın ilerleyen zamanlarda yeniden ortaya çıkmasıdır. Bu fıtık cerrahisinin en önemli uzun vadeli riskidir. Ancak modern teknikler ve yama kullanımı sayesinde bu risk oldukça düşmüştür.
  • Kronik ağrı: Nadiren, ameliyat bölgesinde altı aydan uzun süren bir rahatsızlık veya ağrı hissi kalabilir.
  • Yama ile ilgili sorunlar: Çok nadir de olsa vücudun yamaya reaksiyon göstermesi veya yama enfeksiyonu gibi durumlar görülebilir.
  • İç organ yaralanması: Özellikle kapalı (laparoskopik) ameliyatlarda risk teorik olarak mevcut olsa da son derece nadirdir.

Bu risklerin büyük bir kısmı, ameliyat öncesi hazırlıkla (örneğin sigarayı bırakmak, kilo vermek) ve doğru cerrahi tekniğin seçilmesiyle önemli ölçüde azaltılabilir.

Epigastrik Fıtık Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Epigastrik fıtığınızın onarımı için cerrahınız size farklı seçenekler sunabilir. Hangi yöntemin sizin için en uygun olduğu; fıtığınızın büyüklüğü, genel sağlık durumunuz ve cerrahın tecrübesi gibi birçok faktöre bağlıdır. Ameliyatlar temel olarak “açık” ve “kapalı” olmak üzere iki ana gruba ayrılır.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Başarılı bir ameliyat ve sorunsuz bir iyileşme süreci için hazırlık çok önemlidir. Ameliyat öncesinde dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunur:

  • Sigaranın bırakılması (en az 4-6 hafta önce)
  • İdeal kiloya yakınlaşmak için çaba gösterilmesi
  • Diyabet gibi kronik hastalıkların kontrol altına alınması
  • Kan sulandırıcı ilaçların doktor kontrolünde düzenlenmesi

Açık Cerrahi

Bu yöntemde fıtığın olduğu bölgeye yapılan tek bir kesi ile onarım gerçekleştirilir.

Dikişli Onarım: Bu geleneksel yöntemde fıtık içeri alındıktan sonra karın duvarındaki yırtık, dikişlerle kapatılır. Ancak dokuları gererek bir araya getirdiği için, özellikle 1 cm’den büyük fıtıklarda tekrarlama riski yüksektir. Bu nedenle günümüzde kullanımı oldukça sınırlıdır.

Yamalı Onarım (Mesh Hernioplasti): Bu modern fıtık cerrahisinin temelini oluşturur. Amaç yırtığı gerginlik yaratmadan, bir yama (mesh) kullanarak onarmaktır. Bu sentetik yama, vücudun kendi dokularıyla bütünleşerek o bölgede sağlam, yeni bir katman oluşturur ve fıtığın tekrarlamasını engeller. Yamanın yerleştirildiği anatomik plan, ameliyatın başarısı açısından çok önemlidir. En sık kullanılan iki yöntemden “sublay” tekniği, yani yamanın kasların arkasına yerleştirilmesi, karın içi basıncını bir avantaja çevirerek yamayı duvara sabitler. Bu sayede hem daha sağlam bir onarım sağlanır hem de yara yeri sorunları daha az görülür. Bu nedenle kas arkası onarım, açık cerrahide genellikle altın standart olarak kabul edilir.

Kapalı (Minimal İnvaziv) Cerrahi

Bu yaklaşımda büyük bir kesi yerine karın duvarına açılan birkaç küçük delikten içeriye bir kamera ve özel cerrahi aletler yerleştirilir.

Laparoskopik Cerrahi: Karın karbondioksit gazıyla şişirildikten sonra, kamera sayesinde elde edilen büyütülmüş görüntü eşliğinde onarım karın içinden yapılır. Yama, fıtık deliğini içeriden örtecek şekilde yerleştirilir. Bu yöntemin en büyük avantajları şunlardır:

  • Daha az ameliyat sonrası ağrı
  • Daha küçük yara izleri ve daha iyi kozmetik sonuç
  • Daha düşük yara yeri enfeksiyonu riski
  • İşe ve normal hayata daha hızlı dönüş

Robotik Cerrahi: Bu laparoskopik cerrahinin daha ileri bir teknolojisidir. Cerrah, bir konsolda oturarak robotik kolları yönetir. Robotun sağladığı 3 boyutlu görüntü ve aletlerin insan elinin hareket kabiliyetini taklit etmesi, özellikle karmaşık onarımlarda cerraha büyük kolaylık sağlar. Kas arkası gibi daha sofistike onarımların kapalı yöntemle yapılmasına imkan tanır. Ancak ameliyat süresi daha uzundur ve maliyeti daha yüksektir.

Bizimle İletişime geçin.
Formu doldurarak online randevu talebinde bulunabilirsiniz. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.


    Epigastrik Fıtık Ameliyatı Sonrası Süreç

    Ameliyat sonrası iyileşme döneminiz, uygulanan tekniğe ve sizin kişisel özelliklerinize bağlı olarak değişse de genellikle hızlı ve konforludur. Bu süreçte nelerle karşılaşacağınızı bilmek, endişelerinizi azaltacaktır.

    Genellikle ameliyat günü veya ertesi gün taburcu olursunuz. Ameliyat sonrası ilk birkaç gün ağrı hissetmeniz normaldir ve bu durum size reçete edilen ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır. Yara yeriniz su geçirmez bantlarla kapatılacağı için duş almanızda bir sakınca olmaz. İyileşme sürecinde kabız kalmamak önemlidir, bu nedenle bol sıvı ve lifli gıdalar tüketmeniz, ıkınarak onarım bölgesini zorlamamanız istenir.

    En çok merak edilen konulardan biri de normal hayata ne zaman dönüleceğidir. Ameliyattan hemen sonra yürümeye başlamanız teşvik edilir. Masa başı bir işiniz varsa, genellikle bir hafta içinde işinize dönebilirsiniz. Ancak iyileşmenin en kritik noktası, karın duvarına binen yükü bir süreliğine sınırlamaktır. Bu süre boyunca kaçınmanız gereken bazı aktiviteler vardır:

    • Ağır kaldırmak (5 kg’dan fazla)
    • İtme veya çekme hareketleri
    • Mekik gibi karın kaslarını zorlayan egzersizler
    • Yoğun tempolu sporlar

    Bu kısıtlamalar genellikle 4 ila 6 hafta kadar sürer. Bu süre, yamanın vücut dokularıyla kaynaşması ve onarımın en sağlam haline ulaşması için gereklidir. Bu dönemi dikkatli geçirdikten sonra, doktorunuzun da onayıyla kademeli olarak tüm normal aktivitelerinize ve spor hayatınıza geri dönebilirsiniz.

    Epigastrik Fıtık Ameliyatı Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

    Epigastrik fıtık teşhisiyle yaşarken, ameliyat olana kadar geçen sürede veya ameliyat olmayı düşünmüyorsanız, hem kendinizi korumak hem de durumun kötüleşmesini engellemek için dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar vardır:

    Öncelikle ve en önemlisi, fıtık boğulmasının acil durum belirtilerini aklınızdan çıkarmayın. Şiddetli ve geçmeyen ağrı, içeri itilemeyen sert bir şişlik, bulantı ve kusma gibi durumlarda asla vakit kaybetmemelisiniz. Unutmayın ki fıtıklar bir kas ağrısı gibi zamanla geçmez; aksine, karın duvarındaki kalıcı bir yırtıktır ve tek kalıcı çözümü cerrahidir. Bu süreçte fıtığın büyümesini yavaşlatmak ve genel sağlığınızı iyileştirmek için atabileceğiniz bazı adımlar bulunur. Bu adımlar aynı zamanda olası bir ameliyatın başarısını da artıracaktır. Yaşam tarzınızda yapabileceğiniz bazı olumlu değişiklikler şunlardır:

    • Fazla kilolarınızdan kurtulmak
    • Sigarayı bırakmak
    • Kronik öksürük veya kabızlık gibi sorunlarınız varsa tedavi ettirmek
    • Ağır yükleri doğru teknikle kaldırmayı öğrenmek
    • Karın kaslarını aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmak

    Eğer fıtığınız size rahatsızlık veriyorsa, en doğru yaklaşım durumu bir genel cerrahi uzmanıyla değerlendirmektir. Birlikte sizin için en uygun zamanı ve en doğru ameliyat tekniğini kararlaştırarak, bu sorunu güvenli ve konforlu bir şekilde çözüme kavuşturabilirsiniz. Proaktif davranmak, sizi gelecekteki olası bir acil durumun risklerinden ve endişesinden koruyacaktır.

    Mide Fıtığı Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku

    Anal Fistül Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku

    Femoral Fıtık Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku