Dalak ameliyatı tıbbi adıyla splenektomi, dalağın cerrahi bir prosedürle vücuttan tamamen çıkarılması işlemidir. Bu önemli operasyon travmaya bağlı acil durumlardan bazı kan hastalıklarının planlı tedavisine kadar çeşitli tıbbi gereklilikler doğrultusunda uygulanır. Dalağın vücuttan alınması, bağışıklık sistemi üzerinde kalıcı değişikliklere yol açtığı için hastanın hayatında yeni bir dönem başlatır. Bu müdahale kararı, hastanın durumu bir bütün olarak değerlendirildikten sonra genel cerrahi uzmanları tarafından verilir ve ameliyat sonrası süreç ömür boyu sürecek özel bir sağlık bilinci ve dikkat gerektirir.

Prof. Dr. Ebru Ayvazoğlu Soy

Eğitim;

Lise: TED Ankara Koleji – Mezuniyet: 1998
Tıp Fakültesi: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi – Mezuniyet: 2005
Uzmanlık: Genel Cerrahi Uzmanlık Eğitimi – Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı – 2012

Uzmanlık Sonrası Süreç;

2012–2014: Devlet yükümlülüğü – Muş Devlet Hastanesi
Ocak 2014 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD – Uzman doktor, ardından akademisyen olarak görev yaptı
Mart 2016 – Ekim 2017: Başkent Üniversitesi İstanbul Uygulama Hastanesi – Karaciğer Nakli Sorumlu Yardımcısı
Haziran 2020 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi – Uluslararası Hasta Departmanı Direktörü

Özgeçmişi İncele İletişime Geç

Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Nedir?

Vücudumuzun sol üst tarafında, kaburgalarımızın koruması altında sessizce görev yapan dalağımız, aslında sandığımızdan çok daha fazlasıdır. Birçoğumuzun varlığını bile pek hissetmediği bu organ, vücudumuzun hem temizlik işlerinden sorumlu hem de en önemli güvenlik görevlilerinden biridir. Splenektomi, yani dalağın alınması ameliyatı bu çok fonksiyonlu organın vücuttan çıkarılması demektir. Peki dalağı bu kadar önemli kılan nedir?

Dalağı iki temel görevi olan bir merkez olarak düşünebiliriz. İlk görevi kanımızla, ikincisi ise bağışıklık sistemimizle ilgilidir.

Vücudumuzdaki kan, sürekli bir devridaim halindeyken yolunun bir kısmı da dalaktan geçer. Dalak burada adeta bir kalite kontrol istasyonu gibi çalışır. Görev süresini doldurmuş, yaşlanmış veya herhangi bir nedenle şekli bozulmuş kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) bir bir tespit eder ve onları kan dolaşımından uzaklaştırır. Bu sayede kanımız her zaman taze ve sağlıklı hücrelerle yoluna devam eder. Ayrıca dalak, kanamayı durdurmada kilit rol oynayan trombositlerin (kan pulcuklarının) önemli bir kısmını depolar. Bir yerimiz kanadığında, dalak bu depoyu acil durum rezervi gibi kullanarak kanamanın kontrol altına alınmasına destek olur.

Dalağın diğer ve belki de en hayati görevi, bağışıklık sistemimizin güçlü bir kalesi olmasıdır. Vücudun en büyük lenfoid organı olarak dalak, kan yoluyla vücuda sızmaya çalışan mikroplara karşı ilk ve en etkili savunma hatlarından birini oluşturur. Özellikle zatürre, menenjit gibi ciddi hastalıklara yol açan ve kendilerini özel bir kapsülle korumaya alan bakterileri tanıma ve yok etme konusunda uzmanlaşmıştır. Bu bakteriler kana karıştığında, dalaktaki özel bağışıklık hücreleri tarafından adeta pusuya düşürülür ve etkisiz hale getirilir. Aynı zamanda dalak, enfeksiyonlarla savaşmak için antikor üreten bağışıklık hücrelerinin de eğitim ve üretim merkezlerinden biridir.

Kısacası dalak, hem kanımızı temiz tutan bir filtre hem de enfeksiyonlara karşı bizi koruyan bir savunma hattıdır. Splenektomi ameliyatı ile bu filtre ve savunma hattı ortadan kalktığı için, ameliyat sonrası dönemde bu görevleri telafi edecek özel önlemlerin alınması ve yeni bir yaşam tarzının benimsenmesi gerekir.

Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Hangi Durumlarda Yapılır?

Dalak ameliyatı kararı, çok farklı tıbbi senaryolar sonucunda gündeme gelebilir. Bu bazen saniyelerin önemli olduğu bir acil durum müdahalesi, bazen de uzun süredir devam eden kronik bir hastalığın seyrini değiştirecek planlı bir tedavi adımı olabilir. Splenektomi gerektiren durumlar genellikle birkaç ana başlık altında toplanır.

Travmaya Bağlı Yaralanmalar

Bu dalak ameliyatlarının en yaygın nedenlerinden biridir. Özellikle karın bölgesine alınan sert darbelerle sonuçlanan trafik kazaları veya yüksekten düşmelerde, dalak en kolay yaralanan organdır. Aşırı kanlanan bir yapıya sahip olduğu için, yaralandığında karın içine ciddi ve hayatı tehdit eden kanamalara yol açabilir. Ameliyat gerektiren travma durumları şunlardır:

  • Hastanın genel durumunun bozuk ve tansiyonunun düşük olması
  • Durmayan ve hayatı tehdit eden aktif iç kanama varlığı
  • Ameliyatsız takip sırasında hastanın durumunun kötüleşmesi
  • Dalağın tamamen parçalandığı veya damarsal yapısını yitirdiği ağır yaralanmalar

Kan Hastalıkları (Hematolojik Nedenler)

Bazı kan hastalıklarında dalak, sorunun kaynağı veya şiddetlendiricisi haline gelir. Bu durumlarda dalağın alınması, hastalığın tedavisinde merkezi bir rol oynar. Bu hastalıkların başlıcaları.

  • ITP (İmmün Trombositopenik Purpura): Vücudun kendi kan pulcuklarını (trombositleri) yok ettiği bir otoimmün hastalıktır. Dalak, bu yıkımın gerçekleştiği ana merkez olduğu için, ilaç tedavisine yanıt alınamayan hastalarda dalağın çıkarılması hedeflenir.
  • Herediter Sferositoz: Kırmızı kan hücrelerinin genetik olarak anormal bir şekilde (küre şeklinde) olduğu ve dalakta kolayca parçalandığı bir kansızlık türüdür. Dalağın alınması, bu hücrelerin yıkımını durdurarak kansızlığı tedavi eder.
  • Otoimmün Hemolitik Anemi: Vücudun kendi kırmızı kan hücrelerini yok ettiği ve dalağın bu yıkımda rol oynadığı durumlardır.
  • Bazı Lösemi ve Lenfomalar: Bu tür kanserlerde dalak, kanserli hücrelerin birikmesiyle aşırı büyüyebilir. Bu durum karında ağrıya, baskıya ve diğer kan hücrelerinin de azalmasına neden olur. Ameliyat burada kanseri tedavi etmez ama hastanın şikayetlerini azaltarak yaşam kalitesini artırır.
  • Talasemi (Akdeniz Anemisi): Ağır vakalarda sürekli kan nakli ihtiyacını azaltmak amacıyla yapılabilir.

Diğer Yapısal Sorunlar ve Enfeksiyonlar

Dalağın kendisinden kaynaklanan bazı durumlarda da ameliyat bir seçenek olabilir.

  • Ağrıya veya baskıya neden olan büyük dalak kistleri
  • İyi veya kötü huylu dalak tümörleri
  • İlaç tedavisine yanıt vermeyen ve hayatı tehdit eden dalak apseleri
  • Altta yatan bir hastalık nedeniyle dalağın kendiliğinden yırtılması (spontan rüptür)

Tanısal Amaçlar

Çok nadiren, nedeni bir türlü anlaşılamayan dalak büyümesi veya uzun süren ateş gibi durumlarda, diğer tüm tanı yöntemleri sonuçsuz kaldığında, kesin teşhisi koyabilmek için dalağın çıkarılması ve patolojik olarak incelenmesi gerekebilir.

Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili Randevu Almak İçin
Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili
Randevu Almak İçin
Butona tıklayarak WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi, dalak ameliyatının da hem ameliyat sürecine hem de sonrasına dair bazı riskleri bulunur. Bu riskleri, ameliyatın hemen ardından ortaya çıkabilecek erken dönem sorunlar ve dalağın yokluğuna bağlı olarak ömür boyu devam edecek uzun dönem riskler olarak ikiye ayırmak en doğrusudur.

Ameliyat ve Erken Dönem Riskleri

Bunlar genellikle ameliyatın doğası ve dalağın karın içindeki konumuyla ilgilidir.

  • Kanama: Dalak çok kanlanan bir organ olduğu için ameliyat sırasında veya sonrasında kanama riski her zaman vardır:
  • Enfeksiyon: Ameliyat yarasında veya karın içinde enfeksiyon gelişebilir.
  • Komşu Organ Yaralanması: Dalak; mideye, pankreasa ve kalın bağırsağa çok yakın bir konumdadır. Ameliyat sırasında bu komşu organların istemeden zarar görme ihtimali bulunur. Özellikle pankreasın kuyruk kısmının yaralanması, ameliyat sonrası dönemde sızıntılara ve ciddi sorunlara yol açabilir.
  • Kan Pıhtısı (Tromboz): Ameliyat sonrası vücudun pıhtılaşmaya eğilimi artar. Dalağın alınması bu riski daha da yükseltir. Bacaklarda, akciğerde veya karın içi damarlarda pıhtı oluşumu görülebilir.

Dalağın Yokluğuna Bağlı Uzun Dönem Riskler

Ameliyatın en önemli ve kalıcı sonuçları, dalağın artık vücutta olmamasından kaynaklanır. Bu riskler, hastanın ömür boyu dikkat etmesini gerektirir.

  • OPSI (Ağır Post-Splenektomi Enfeksiyonu): Bu dalaksız yaşamın en ciddi ve en korkulan riskidir. Dalağın bağışıklık sistemindeki rolü ortadan kalktığında, vücut özellikle kapsüllü bakterilere karşı savunmasız hale gelir. OPSI, basit bir ateş ve halsizlikle başlayıp saatler içinde hızla ilerleyerek kan zehirlenmesine (sepsis) ve çoklu organ yetmezliğine yol açabilen, ölümcül seyredebilen bir enfeksiyon tablosudur. Bu risk ameliyattan sonraki ilk yıllarda en yüksek olsa da ömür boyu devam eder.
  • Artmış Pıhtılaşma Riski: Dalak, kan pulcuklarının (trombositlerin) bir kısmını depoladığı için, alındıktan sonra kandaki trombosit sayısı kalıcı olarak yükselir. Bu durum kanın pıhtılaşma eğilimini artırarak uzun vadede kalp ve damar hastalıkları riskini bir miktar yükseltebilir.

Bu risklerin varlığı, dalak ameliyatı kararının ne kadar özenle alınması gerektiğini ve ameliyat sonrası takip ve eğitimin ne denli hayati olduğunu göstermektedir.

Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Nasıl Yapılır?

Günümüz cerrahisinde dalak ameliyatı hastanın durumuna ve teknolojinin sunduğu imkanlara göre farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Hangi yöntemin seçileceği; ameliyatın aciliyetine, dalağın ne kadar büyük olduğuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre cerrah tarafından belirlenir.

  • Açık Splenektomi (Geleneksel Yöntem)

Bu yöntemde cerrah, karın duvarına daha büyük bir kesi yaparak dalağa doğrudan ulaşır. Genellikle karnın orta hattından veya sol kaburga yayının altından yapılan bu kesi, cerraha geniş bir görüş alanı ve rahat bir çalışma imkanı sunar. Özellikle acil durumlarda, örneğin bir trafik kazası sonrası dalağı parçalanmış ve durmayan iç kanaması olan bir hastada, kanamayı en hızlı şekilde kontrol altına almanın yolu açık cerrahidir. Ayrıca bazı kan hastalıkları nedeniyle devasa boyutlara ulaşmış (masif splenomegali) dalakların güvenli bir şekilde çıkarılması için de yine bu geleneksel yöntem tercih edilir. İyileşme süreci daha uzun, ameliyat sonrası ağrı daha belirgin ve geride kalan iz daha büyüktür.

  • Laparoskopik Splenektomi (Kapalı Yöntem)

Planlı, yani acil olmayan dalak ameliyatları için artık “altın standart” olarak kabul edilen modern yöntemdir. Karına büyük bir kesi yapmak yerine, birkaç adet küçük (yaklaşık 0.5-1 cm) delik açılır. Bu deliklerin birinden içeriye bir kamera gönderilir ve cerrah, ameliyatı yüksek çözünürlüklü bir ekrandan izler. Diğer deliklerden ise özel olarak tasarlanmış ince cerrahi aletler kullanılarak dalağın damarları ve çevresindeki bağlar dikkatlice ayrılır. Serbest bırakılan dalak, özel bir torba içine alınır ve bu küçük deliklerden biri hafifçe genişletilerek dışarı çıkarılır. Bu yöntemin en büyük avantajları; ameliyat sonrası ağrının çok daha az olması, hastanede kalış süresinin kısalması (genellikle birkaç gün), estetik olarak çok daha iyi sonuçlar vermesi ve hastanın günlük hayatına çok daha hızlı dönmesidir.

  • Robotik Splenektomi

Kapalı cerrahinin teknolojik olarak en gelişmiş halidir. Cerrah, hastanın yanında değil bir konsolda oturarak robotik kolları yönetir. Bu teknoloji, cerraha üç boyutlu bir görüntü ve insan elinin yapamayacağı hassasiyette hareket kabiliyeti sunar. Özellikle dalağın damarsal yapısının çok karmaşık olduğu veya ulaşılması zor olduğu vakalarda avantaj sağlayabilir. Ancak maliyetinin yüksek olması ve her merkezde bulunmaması nedeniyle rutin kullanımı daha sınırlıdır.

  • Dalağı Koruyucu Cerrahi (Kısmi Splenektomi)

Dalağın bağışıklık sistemindeki vazgeçilmez rolü anlaşıldıkça, özellikle belirli durumlarda dalağın tamamını almak yerine sadece hastalıklı kısmını çıkarma fikri önem kazanmıştır. Bu yöntemde amaç dalağın sağlıklı bir bölümünü geride bırakarak bağışıklık fonksiyonlarının devamlılığını sağlamaktır. Özellikle çocuklarda veya dalağın sadece bir kısmını etkileyen iyi huylu kist, tümör gibi durumlarda tercih edilebilir. Teknik olarak dalağın tamamının alınmasından daha zor bir ameliyattır.

Bizimle İletişime geçin.
Formu doldurarak online randevu talebinde bulunabilirsiniz. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.


    Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Sonrası Süreç

    Dalak ameliyatı sonrası dönem, hem hastanede geçirilen kısa süreyi hem de taburculuk sonrası evdeki uzun iyileşme sürecini kapsar. Bu süreç ameliyatın açık mı yoksa kapalı mı yapıldığına bağlı olarak belirgin farklılıklar gösterir.

    Hastanede ameliyattan çıktıktan sonraki ilk birkaç gün oldukça önemlidir. Bu dönemde hastanın genel durumu yakından takip edilir. Ameliyatın kapalı yöntemle yapılması, bu süreci genellikle çok daha konforlu hale getirir. Hastanede kalış süresi kapalı ameliyatlar için ortalama 2-4 gün iken, açık ameliyatlarda bu süre bir haftayı bulabilir.

    Hastanede iyileşme sürecinde odaklanılan bazı temel noktalar vardır:

    • Ağrı kontrolü: Ameliyat sonrası ağrının etkili bir şekilde dindirilmesi hedeflenir.
    • Erken hareket: Kan pıhtılaşmasını önlemek ve bağırsak fonksiyonlarını canlandırmak için hastanın en kısa sürede ayağa kalkıp yürümesi istenir.
    • Beslenmeye başlama: Genellikle ameliyatın ertesi günü sıvı gıdalarla beslenmeye başlanır ve yavaş yavaş normal diyete geçilir.
    • Kan sulandırıcı kullanımı: Pıhtı riskine karşı cilt altından yapılan kan sulandırıcı iğneler kullanılır.
    • Aşı planlaması: Eğer ameliyat öncesi yapılamadıysa, gerekli aşıların ne zaman yapılacağı planlanır.

    Taburcu olduktan sonraki süreçte ise iyileşme evde devam eder. Kapalı ameliyat olan bir hasta genellikle 1-2 hafta içinde kendini oldukça iyi hisseder ve günlük yaşantısına dönebilir. Açık ameliyat sonrası ise tam toparlanma 4-6 hafta sürebilir. Bu dönemde doktorun önerilerine harfiyen uymak, yara yerinin bakımını doğru yapmak ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak önemlidir. Ameliyat sonrası süreç sadece fiziksel bir iyileşme değil aynı zamanda dalağın yokluğuna alışma ve yeni yaşam tarzı kurallarını öğrenme dönemidir.

    Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

    Dalak ameliyatı olduktan sonra hayatınızda bazı kalıcı değişiklikler olur. Bu sürekli endişe içinde yaşamanız gerektiği anlamına gelmez; yalnızca enfeksiyonlara karşı daha bilinçli ve tedbirli olmanız gerektiğini gösterir. Bu yeni durumu yönetmek için ömür boyu dikkat etmeniz gereken bazı altın kurallar vardır:

    Aşılar: En Önemli Korunma Kalkanınız

    Aşılar, dalağın yokluğunda savunmasız kaldığınız tehlikeli mikroplara karşı vücudunuzun en güçlü silahıdır. Bu aşıları zamanında yaptırmak ve tekrarlarını aksatmamak hayati önem taşır. Yaptırmanız gereken temel aşılar şunlardır:

    • Pneumokok (Zatürre) aşısı
    • Meningokok (Menenjit) aşısı (farklı tiplerine karşı koruyan formları dahil)
    • Hib (Haemophilus influenzae tip b) aşısı
    • Her yıl düzenli olarak grip aşısı

    Enfeksiyon Yönetimi: Ateş Sizin İçin Bir Acil Durumdur!

    Bu kuralı asla unutmamalısınız. Dalağı olmayan bir kişi için 38°C veya üzeri ateş, derhal tıbbi müdahale gerektiren bir acil durum sinyalidir. Basit bir enfeksiyon bile hızla hayatı tehdit eden bir tabloya dönüşebilir. Bu nedenle her zaman hazırlıklı olmalısınız. Ateş veya ciddi halsizlik durumunda yapmanız gerekenler.

    • Doktorunuzun önceden reçete ettiği “acil durum antibiyotiğini” hemen alın.
    • Vakit kaybetmeden en yakın hastanenin acil servisine başvurun.
    • Sağlık görevlilerine mutlaka dalağınızın alınmış olduğunu söyleyin.

    Günlük Yaşamda Alınacak Önlemler

    Bazı basit ama etkili alışkanlıklar, risklerinizi önemli ölçüde azaltabilir.

    • Tıbbi uyarı kimliği: Dalağınızın olmadığını belirten bir bileklik, kolye veya cüzdan kartı taşıyın.
    • Bilgilendirme: Gittiğiniz her doktoru ve diş hekimini durumunuz hakkında bilgilendirin.
    • Hayvan ısırıkları: Özellikle köpek ısırıkları sonrası derhal tıbbi yardım alın.
    • Kene ısırıkları: Kırsal alanlarda veya ormanlık bölgelerde bulunduktan sonra vücudunuzu kene açısından kontrol edin.
    • Seyahat sağlığı: Yurt dışına, özellikle tropik bölgelere seyahat etmeden önce mutlaka bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına danışarak gerekli önlemleri alın.

    Mide Fıtığı Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku

    Anal Fistül Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku

    Femoral Fıtık Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku