Cilt tümörü eksizyonu, ciltte yer alan iyi huylu veya kötü huylu bir lezyonun, cerrahi bir prosedürle kesilerek tamamen çıkarılmasıdır. Bu işlem benler, kistler, lipomlar ve cilt kanserleri gibi çeşitli oluşumların tedavisinde temel yöntemdir. Ameliyat genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve anormal dokunun, nüks riskini en aza indirmek amacıyla sağlıklı bir doku sınırı ile birlikte alınmasını hedefler. Çıkarılan her parça, kesin tanı konulması ve tedavinin doğruluğunun teyit edilmesi için patolojik incelemeye gönderilir. Bu yöntem hem mevcut sorunu tedavi etme hem de altta yatan nedeni netleştirme açısından altın standarttır.

Prof. Dr. Ebru Ayvazoğlu Soy

Eğitim;

Lise: TED Ankara Koleji – Mezuniyet: 1998
Tıp Fakültesi: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi – Mezuniyet: 2005
Uzmanlık: Genel Cerrahi Uzmanlık Eğitimi – Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı – 2012

Uzmanlık Sonrası Süreç;

2012–2014: Devlet yükümlülüğü – Muş Devlet Hastanesi
Ocak 2014 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD – Uzman doktor, ardından akademisyen olarak görev yaptı
Mart 2016 – Ekim 2017: Başkent Üniversitesi İstanbul Uygulama Hastanesi – Karaciğer Nakli Sorumlu Yardımcısı
Haziran 2020 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi – Uluslararası Hasta Departmanı Direktörü

Özgeçmişi İncele İletişime Geç

Cerrahi eksizyon nedir ve temel amaçları nelerdir?

Cerrahi eksizyon, en basit haliyle, bir cilt lezyonunun cerrahi bir neşter (bistüri) yardımıyla, çevresindeki bir miktar sağlıklı dokuyla birlikte çıkarılmasıdır. Bu işlem neredeyse her zaman lokal anestezi ile, yani sadece işlem yapılacak bölgenin bir iğneyle uyuşturulmasıyla gerçekleştirilir. Bu sayede hasta işlem sırasında herhangi bir acı hissetmez ve işlem bittikten kısa bir süre sonra günlük hayatına dönebilir.

Bu önemli işlemin birden fazla temel amacı vardır. Bunlar:

  • Tedavi etmek
  • Kesin tanı koymak
  • Fonksiyonları korumak ve estetiği sağlamak

Kötü huylu bir tümörle karşılaşıldığında, birincil amaç kanserli dokuyu tamamen temizlemektir. Bu sadece gözle görülen tümörü değil onun etrafına yayılmış olabilecek mikroskobik kanser hücrelerini de temizlemek anlamına gelir. Bu nedenle lezyonun çevresinden bir miktar sağlıklı doku, yani bir “güvenlik sınırı” ile birlikte çıkarılır. Bu güvenlik payı, hastalığın aynı yerde tekrar etme riskini en aza indirmek için hayati bir adımdır.

Aynı zamanda, çıkarılan her doku parçası kesin tanının konulması için patoloji laboratuvarına gönderilir. Bir dokunun iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun kesin cevabı ancak mikroskop altında yapılan bu inceleme ile verilebilir. Bu tedavinin sonraki adımlarını belirleyen altın standarttır. Son olarak özellikle yüz, el veya eklem bölgeleri gibi hareketli ve görünür alanlarda, hem bölgenin fonksiyonunu korumak hem de işlem sonrası kalacak izin mümkün olan en az belirginlikte olmasını sağlamak, modern cerrahinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Tanı ve tedavi için yapılan cerrahi eksizyon arasında bir fark var mıdır?

Evet, yapılan işlemin niyeti duruma göre değişebilir. Bazen amaç sadece tanı koymak, bazen sadece tedavi etmek, çoğu zaman ise her ikisini birden yapmaktır. Bu noktada eksizyonel biyopsi devreye girer. Bu yöntemde şüpheli lezyonun tamamı, etrafında dar bir sağlıklı doku halkasıyla birlikte çıkarılır. Eğer lezyon küçük ve iyi huyluysa veya çok erken evre bir kanserse, bu işlem tek başına hem tanıyı koymuş hem de tedaviyi tamamlamış olur.

Bazen lezyon çok büyük olabilir. Bu durumda tamamını çıkarmadan önce neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için lezyonun sadece küçük bir parçasından örnek alınır. Buna da insizyonel biyopsi denir. Patoloji sonucu geldikten sonra, lezyonun tamamının çıkarılacağı asıl tedavi edici cerrahi ayrıca planlanır.

Özellikle melanom adı verilen ciddi cilt kanseri türünden şüpheleniliyorsa, ilk biyopsinin nasıl yapıldığı hastanın gelecekteki tüm tedavi sürecini etkileyebilir. Doğru yaklaşım lezyonun tamamını dar bir sınırla çıkarmaktır. Bu patoloğun kanserin kalınlığını doğru ölçmesini sağlar ki bu hastalığın evresini belirleyen en önemli bilgidir. Eğer ilk biyopsi gereğinden fazla geniş yapılırsa, bölgedeki lenf yolları zarar görebilir. Bu durum kanserin yayılıp yayılmadığını anlamak için yapılması gereken “bekçi lenf düğümü biyopsisi” işlemini yanıltıcı veya imkansız hale getirebilir. Dolayısıyla ilk biyopsi, sadece bir tanı adımı değil doğru tedavinin yolunu açan stratejik bir adımdır.

Hangi cilt lezyonları için cerrahi eksizyon uygulanır?

Cerrahi eksizyon, çok geniş bir yelpazedeki hem iyi huylu hem de kötü huylu cilt sorunları için etkili bir çözümdür.

En sık karşılaşılan kötü huylu (kanserli) tümörler şunlardır:

  • Bazal Hücreli Karsinom (BHK)
  • Skuamöz (Yassı) Hücreli Karsinom (SHK)
  • Malign Melanom

İyi huylu (kanser olmayan) lezyonlar ise genellikle belirli şikayetler nedeniyle veya kanser şüphesini ortadan kaldırmak için çıkarılır. Cerrahi eksizyon gerektiren yaygın iyi huylu durumlar şunlardır:

  • Atipik (şüpheli) benler
  • Sürekli iltihaplanan veya büyüyen kistler
  • Ağrı yapan veya hızla büyüyen yağ bezeleri (lipomlar)
  • Sürekli tahriş olan veya kanayan lezyonlar
  • Kozmetik olarak rahatsızlık veren ben, kist veya diğer oluşumlar
Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili Randevu Almak İçin
Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili
Randevu Almak İçin
Butona tıklayarak WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Cilt tümörü eksizyonu öncesinde sizi neler bekliyor?

Başarılı bir operasyon iyi bir planlama ile başlar. İşlemden önce, hem sizin güvenliğiniz hem de en iyi sonucun alınması için bazı adımlar atılır.

Öncelikle detaylı bir sağlık değerlendirmesi yapılır. Bu görüşmede doktorunuzun size yöneltebileceği bazı sorular şunlardır:

  • Şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı gibi kronik bir hastalığınız var mı?
  • Düzenli olarak kullandığınız ilaçlar nelerdir?
  • Kan sulandırıcı (aspirin, warfarin vb.) kullanıyor musunuz?
  • Balık yağı, E vitamini gibi takviyeler alıyor musunuz?
  • Herhangi bir ilaca, metale veya maddeye karşı alerjiniz var mı?
  • Daha önceki yaralarınız nasıl iyileşti, kabarık iz kalma eğiliminiz var mı?

Bu bilgiler ışığında, kan sulandırıcı ilaçların işlemden ne kadar süre önce kesileceği gibi kararlar verilir.

Ardından sıra cerrahi alanın planlanmasına gelir. Kalacak izin en az belirgin olması için, yapılacak kesinin yönü çok önemlidir. Cildimizin, tıpkı bir ağacın damarları gibi, doğal gerginlik çizgileri vardır. Bu çizgilere paralel yapılan kesiler, iyileşme sırasında daha az gerilime maruz kaldığı için çok daha ince ve estetik bir izle iyileşir. Bu nedenle anestezi yapılmadan önce lezyonun ve çevresindeki güvenlik payının işaretlenmesi, bu doğal çizgilere uygun olarak yapılır.

Son olarak bilgilendirilmiş onam süreci gelir. Bu aşamada, yapılacak işlem neden gerekli olduğu, potansiyel riskleri ve faydaları, alternatif tedavi seçenekleri ve işlem sonrası süreç hakkında detaylıca konuşulur. Tüm sorularınızın cevaplandığı ve süreci anladığınızdan emin olunduğu bu görüşme, tedavinin en önemli parçalarından biridir.

Kötü huylu tümörlerde cerrahi eksizyon nasıl yapılır?

Kötü huylu, yani kanserli bir tümör çıkarılırken temel prensip, geride hiç kanser hücresi bırakmamaktır. Bu nedenle uygulanacak teknik, kanserin türüne ve risk durumuna göre özenle seçilir.

En sık kullanılan yöntem standart eliptik eksizyondur. Bu teknikte tümör, kanserin türüne göre önceden belirlenmiş bir güvenlik payı ile birlikte yaranın daha kolay ve estetik kapanmasını sağlayan bir elips şeklinde çıkarılır. Örneğin düşük riskli bir bazal hücreli karsinom için 4 mm’lik bir güvenlik sınırı yeterli olabilirken, skuamöz hücreli karsinom için bu sınır 4-6 mm’ye çıkabilir.

Malign melanom söz konusu olduğunda ise durum farklıdır. Burada güvenlik sınırını belirleyen ana faktör, tümörün genişliği değil patoloji raporunda saptanan dikey derinliğidir (Breslow kalınlığı). Bilimsel veriler, hangi kalınlıktaki melanoma ne kadar cerrahi sınır uygulanması gerektiğini net olarak ortaya koymuştur. Örneğin 1 mm’den ince bir melanom için 1 cm’lik güvenlik payı standart tedavi iken, 2 mm’den kalın bir melanom için bu pay 2 cm’ye çıkar. Bu yaklaşım hastalığın tekrarlama riskini en aza indirirken, gereksiz doku kaybını da önler.

Ayrıca belirli bir kalınlığın üzerindeki melanomlarda, kanserin ilk olarak yayılma ihtimali olan lenf bezlerini kontrol etmek gerekebilir. Sentinel (bekçi) lenf nodu biyopsisi adı verilen bu işlem genellikle tümörün çıkarılmasıyla aynı seansta yapılır. Bu bir tedavi değil hastalığın evresini doğru bir şekilde belirlemeye ve ek tedavi gerekip gerekmediğine karar vermeye yarayan bir evreleme yöntemidir.

İyi huylu lezyonlarda cerrahi yöntemler değişir mi?

Evet, iyi huylu lezyonlarda amaç kanseri temizlemek olmadığı için genellikle daha basit ve daha az doku kaybına yol açan yöntemler tercih edilir.

Basit eksizyon, benler, kistler ve lipomlar için en sık kullanılan yöntemdir. Lezyonun tamamı çıkarılarak hem sorun ortadan kaldırılır hem de patolojik inceleme ile iyi huylu olduğu kesinleştirilir. Kistlerde, kistin duvarının (kapsülünün) bir bütün olarak çıkarılması, gelecekte tekrarlamasını önlemek için çok önemlidir. Lipomlar (yağ bezeleri) ise genellikle üzerlerindeki ciltten yapılan oldukça küçük bir kesiden kolayca çıkarılabilirler.

Cilt yüzeyinden kabarık duran bazı iyi huylu oluşumlar için tıraşlama eksizyonu (shave biyopsi) adı verilen bir yöntem kullanılabilir. Bu teknikte, özel bir bıçak yardımıyla lezyon, cilt yüzeyi seviyesinde adeta tıraşlanarak alınır. Bu işlem genellikle dikiş gerektirmez ve oldukça hızlı bir iyileşme süreci sunar.

Bizimle İletişime geçin.
Formu doldurarak online randevu talebinde bulunabilirsiniz. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.


    Cerrahi eksizyon sonrası oluşan yara nasıl onarılır?

    Lezyon çıkarıldıktan sonra oluşan boşluk, yani yara (defekt), en iyi fonksiyonel ve estetik sonucu verecek şekilde onarılmalıdır. Cerrahide bu konuda “onarım merdiveni” adı verilen bir prensip vardır. Bu prensibe göre, her zaman işe yarayacak en basit yöntem tercih edilir.

    Yara kapatma seçenekleri şunları içerir:

    • Primer (birincil) kapatma
    • İkincil iyileşmeye bırakma
    • Deri greftleri (deri yaması)
    • Lokal flepler (komşu doku kaydırma)

    En sık kullanılan yöntem primer kapatmadır. Yara kenarları, eğer yeterince gevşekse, direkt olarak birbirine yaklaştırılarak dikilir. Genellikle daha estetik bir sonuç için katmanlı kapatma tekniği kullanılır. Bu teknikte, yaranın alt katmanlarına gerginliği alan ve zamanla kendiliğinden eriyen dikişler konulur. Cilt yüzeyi ise daha ince dikişlerle hassas bir şekilde birleştirilir ve bu dikişler bir süre sonra alınır.

    Eğer yara çok büyükse ve kenarları birleşmiyorsa, deri greftleri (deri yaması) kullanılabilir. Vücudun başka bir bölgesinden (örneğin kulak arkası, köprücük kemiği üstü gibi renk ve doku uyumu iyi olan yerlerden) alınan bir deri parçası, yaranın üzerine nakledilir.

    Daha karmaşık ve büyük yaraların onarımında ise lokal flepler tercih edilir. Bu yöntemde yaranın hemen yanındaki sağlıklı doku, kan dolaşımı korunarak bir miktar kaydırılır veya döndürülür ve yaranın kapatılmasında kullanılır. Bu özellikle burun, dudak ve yanak gibi yüzün hareketli ve estetik açıdan önemli bölgelerinde, mükemmel renk ve doku uyumu sağladığı için en üstün sonuçları veren yöntemdir.

    Cilt tümörü eksizyonu sonrası evde bakım nasıl olmalıdır?

    Ameliyatın başarısı, işlem kadar işlem sonrası evde yapacağınız doğru bakıma da bağlıdır. İyileşme sürecini hızlandırmak ve en iyi sonuca ulaşmak için bazı basit kurallara uymak önemlidir.

    Genel bakım önerileri şunlardır:

    • İlk 24-48 saat boyunca yara üzerindeki baskılı pansumanı kuru ve temiz tutun.
    • Özellikle baş ve boyun bölgesindeki işlemlerde, ilk birkaç gün başınızı yüksekte tutarak uyuyun.
    • Pansuman açıldıktan sonra yarayı doktorunuzun önerdiği şekilde temizleyin.
    • Yaranın kuruyup kabuk bağlamasına izin vermeyin; önerilen antibiyotikli merhem veya vazelin ile nemli kalmasını sağlayın.
    • Ağrı için parasetamol içeren ağrı kesicileri tercih edin.
    • İlk birkaç gün kanama riskini artırabilecek aspirin ve benzeri ilaçlardan kaçının.
    • Doktorunuzun belirttiği süre boyunca (genellikle 1-2 hafta) ağır egzersiz, spor ve zorlayıcı aktivitelerden uzak durun.
    • Dikişleriniz alınana kadar havuza veya denize girmeyin.

    Yara izinin daha iyi iyileşmesi için neler yapılabilir?

    Bir yara izinin son halini alması bir yılı bulabilir. Bu süreçte izin görünümünü iyileştirmek için yapabileceğiniz en önemli şeyler vardır:

    Uygulanabilecek bazı yöntemler:

    • Güneşten korunma
    • Silikon bazlı ürünler
    • Masaj

    Bunların içinde en önemlisi güneşten korunmadır. Yeni oluşan taze bir yara izi, güneşe karşı aşırı hassastır ve UV ışınlarına maruz kaldığında kalıcı olarak kararabilir. Bu nedenle en az bir yıl boyunca yara izinin üzerine düzenli olarak yüksek faktörlü (SPF 30 ve üzeri) güneş koruyucu sürmek kritik öneme sahiptir. Yara tamamen kapandıktan sonra, doktorunuzun onayıyla silikon içeren jel veya tabakalar kullanmak ve ize nazikçe masaj yapmak da izin daha yumuşak, düz ve soluk renkte olmasına yardımcı olabilir.

    Her cerrahi işlem gibi eksizyonun da riskleri var mıdır?

    Cilt tümörü eksizyonu son derece güvenli bir işlem olmakla birlikte her cerrahi müdahale gibi potansiyel riskler taşır. Bu riskler nadir görülse de bilinmesi önemlidir.

    Bunlardan bazıları kanama, yara yerinde kan birikmesi (hematom) ve enfeksiyondur. Enfeksiyon riski oldukça düşüktür, ancak yine de dikkatli olmak gerekir. Aşağıdaki belirtiler bir enfeksiyon işareti olabilir:

    • Yara çevresinde giderek artan kızarıklık
    • Şiddetlenen ağrı
    • Şişlik ve ısı artışı
    • Yaradan gelen sarı-yeşil renkli, kötü kokulu akıntı
    • Vücut ateşinin yükselmesi

    Daha nadir görülen riskler arasında yara açılması, sinir hasarı ve anormal yara iyileşmesi bulunur. İşlem sırasında kesilen küçük duyu sinirleri nedeniyle yara çevresinde bir miktar hissizlik olması normal ve beklenen bir durumdur. Bu hissizlik genellikle zamanla azalır. Anormal yara iyileşmesi ise bazı kişilerde genetik yatkınlık nedeniyle görülebilir ve hipertrofik skar (kabarık ama yara sınırları içinde kalan iz) veya keloid (yara sınırlarının dışına taşan aşırı kabarık iz) şeklinde olabilir.

    Cerrahi eksizyon sonrası doktor takibi neden önemlidir?

    Ameliyat sonrası takip süreci, tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu takiplerin iki temel amacı vardır. Birincisi, yaranın sağlıklı bir şekilde iyileştiğini kontrol etmek ve dikişleri zamanında almaktır. Bu genellikle işlemden 1-2 hafta sonra yapılır.

    İkinci ve daha önemli amaç ise, eğer çıkarılan lezyon kötü huylu bir tümör ise, onkolojik takiptir. Cilt kanseri teşhisi konan bir kişinin, hayat boyu yeni bir cilt kanseri geliştirme riski, normal nüfusa göre daha yüksektir. Bu nedenle kanserin türü ve evresine göre belirlenen periyotlarla (örneğin ilk yıllar 6 ayda bir, daha sonra yılda bir) düzenli doktor kontrolü yapılması hayati önem taşır. Bu kontroller, hem hastalığın olası bir tekrarını hem de yeni bir kanser odağını en erken evrede yakalama şansı verir.

    Mide Fıtığı Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku

    Anal Fistül Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku

    Femoral Fıtık Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku